Bu sözleri Türkeş değil de Erdoğan söyleseydi! VİDEO

Ülke TV’de Hasan Öztürk ve Ünal Tanık’ın birlikte sunduğu “Aslında Ne Oldu” Programında Alparslan Türkeş’le ilgili yeni bir belge gündeme getirdi sesli sohbet seslide seslim chat çet kamerali  görüntülü izle izlesene youtube dizi 

Türkiye’nin en çok okunan haber sitelerinden Haber7.com’un Genel Yayın Yönetmeni Ünal Tanık ve Ülke TV’nin Genel Yayın Müdürü Hasan Öztürk, olayların medya ve kamuoyunda çok konuşulmayan ayrıntılarına parmak basıyor ve üzerinde hiç düşünülmeyen yönlerini göstermeye çalışıyor.

Programda her hafta Türkiye’de ve dünyada yaşanan olaylar, neden-sonuç ilişkileri ve yerel -küresel perspektifleri ile değerlendirilecek. Olayların devinimi, değişimin hızı, iç ve dış odakların olaylara etkisi, tepkisi ve yakın gelecek öngörüleri ile çok farklı açılımlar Aslında Ne Oldu’da yer aldı.Ünal Tanık, geçmişte yayınlanan MHP’nin kurucu lideri Alparslan Türkeş’in Ermenistan ile ilişkileri geliştirmek adına ortaya koyduğu tavrı gündeme getirdi ve bu konuda var olan bir görüntüyü anlattı.  24. Şubat 1995’de Kanal 7’de yayınlanmış,  programda Nazif Okumuş, Altemur Kılıç, Yaşar Duru var, İbrahim Sadri’nin sunduğu bir programdı.  Programda Alparslan Türkeş, ” Ermenistan’ın elektirik ve buğday ihtiyaçlarını da karşılarız. Kazakistan’dan gelecek boru hattı Türkmenistan tabii gaz boru hattı Ermenistan’dan geçecek, biz İpek yolunu canlandırmak istiyoruz. bundan da istifade edeceksiniz. Karadeniz’de bir limanı tahsis ederiz. Gittikçe ilişkiler gelişir bundan herkes yararlanır. ” dedi.  

 

Programda bu gece Türkiye ile Ermenistan arasındaki yeni protokol ele alınırken MHP’nin kurucu lideri Alparslan Türkeş’in Ermenistan ile barış karşılığı buğday, elektrik, boru hatları ve karadenizde bir limanın Ermenistan’ın kullanımına verilmesi teklifiyle ilgili görüntülere yer yer verildi.

Hasan Öztürk, Türkiye’nin Ermenistan ile görüşmelerinde Azerbaycan biranda kendisini dışlanmış gördü ve Türkiye’ye yönelik tavır aldı. Bunun üzerine Başbakan Erdoğan Azerbaycan’a giderek görüşmelerde bulundu ve Azeri yetkililer Türkiye’den istediklerini duyduklarını dile getirdi.  Türkiye, Azerbaycan’ı üzmeyelim derken diğer taraftan Ermenilerin dünya üzerinde Türkiye’ye yönelik lobi faaliyetlerini önlemeye yönelik açılım yapma hamlesi sürüyordu. Türkiye, Azerbaycan’la görüşmelere ara verildiği izlenimi verildiği bir dönemde bir şekilde görüşmeleri sürdürdü ve bugünkü noktaya gelindi.

 Hasan Öztürk, İktidarlar eğer kendi meşruyetlerini savaş ve olağan üstü hal durumundan sağlıyorlarsa onu devam ettirmek için çaba sarfederler. İlham Aliyev, babası döneminden beri Ermenistan ile savaş hali politikasını sürdürmekte. Savaş hali sınırsız yetkilerle kendi etrafını da örerek devam ettirmekte. Ben korkarım ki Dağlık karabağdan peyder pey çekilmek niyetinde olan Ermenistan’ı Azerbaycan tahrik edebilir.

Ünal Tanık, Dağlık karabağdan gelenlere Azeriler kaçkın diyorlar, Karabağ’dan Azerbaycan’a kaçanlar 15 yıldır  hala tren vagonlarında yaşatılıyorlar.  Azerbaycan yetkililer dağlık karabağdan gelenleri göstermemeye çalışıyorlar.  Azeriler dış düşman olgusunu canlı tutarak kendi gücünü korumak telaşı içinde. Bu sadece Azerbaycan için de geçerli değil. Aynı durumdaki diğer ülkeler de kendi güçlerini sürdürebilmek için hep olağanüstü hali diri tuttular. Türkiye yıllarca Ermenistan’ı Suriye’yi İran’ı Yunanistan’ı yıllarca  savaş hedefi olarak gördü. Rahmetli Türkeş, ateşkes olsun biz elektrik buğday ne lazımsa verelim gerekirse bir limanı açalım diyor. Türkeş bu görüşmelerin nasıl hazırlandığını anlatıyor. Türkeş kendisine gelen teklifle ilgili Demirel ile görüşüyor Türkeş daha sonra Dışişleri Bakanı Hikmet Çetin ile görüşüyor ve iki ülke arasındaki son durum hakkında bilgi alıyor. Daha sonra Paris konsolosluğunda Ermenistan yetkilileri ile oturup konuşuyor.  Bugün Türkeş’in takipçisi olan parti temsilcileri bırakın taviz veremeyi görüşmelere bile karşı çıkıyorlar. Oysa Türkeş, o  dönemde görüşmelere çok sıcak bakıyor ve sorunun çözümüne yönelik çare arayışı içindeydi.

DEMOKRATİK AÇILIM VE DTP’NİN TAVRI

Hasan Öztürk, Bakan Atalay’ın düzenlediği basın toplantısında ortaya koyduğu çizgiler sonrasında DTP Kürtçe eğitim, yerel parlamento konfederasyon gibi tekliflerini dillendirmeye getirirken, bunun karşısında MHP, artık karar verme noktasına gelinmiştir gerekirse dağa çıkalım tavrını sergilemiştir.  MHP, Lozan’da Musul’un Irak’a bırakılması ile birlikte genel politika yerine bugün sadece Türkiye’nin içine sıkışmış bir milleti savunur hale geldi.

DTP ise TBMM’nde temsil edilen bir grubu olan bir siyasi parti. Bu siyasi tuttu Diyarbakır’da bir miting yaptı Diyarbakır belediye başkanı en sağ duyulu konuşmayı yaptı. Oysa herkes benzer açıklamayı Ahmet Türk’ten beklerken Türk, PKK ve Öcalan’ın muhatap alınmasını istedi. Ben hep sürprizlere açık kişi olarak Osman Baydemir’i görürdüm. Baydemir bugün açıklamaları ile  sürpriz yapan kişi oldu. Ahmet Türk’ün açıklamaları ne Güneydoğudakilerin lehine ne Kürtlerin ne bu milletin lehinedir.  30 Ağustos’ta yapılan gösteriyi herkes gördü. 60 sancak Ankara’ya dikildi ve büyük bir gövde gösterisi vardı. Devletin kabaran merhamet duygularını bu kadar çabuk törpülemenin alemi yok.

Ünal Tanık, ben miting sonrasında görüştüğüm kişiler, DTP’nin İmralı’dan fırça yediğiği ve hükümetin dümen suyuna girdiği ithamları ile karşılaştıkları iddiaları ve mitinglerin atosferi ile ilgili bir durum olduğunu söylediler.

Ünal Tanık, İbni Haldun’un 1300 yılında yazdığı Mukaddime kitabında o günün Anadolu’sunu anlatırken bölgede yerleşik toplumları anlatıyor. Eskişehir’den batı kısım için Osmanoğlulları olarak bahsederken bugün sözü edilen bazı bölgeler için de Kürtler tanımını kullanmıştı. Bugün bir kişiye yapılacak en büyük hakaret toplum içinde bir kişiyi yok saymaktır. Malesef devlet politikası yıllarca bunu yapmıştır. Osmanlı döneminde medreselerde Kürtçe eğitim veriliyor. İstanbul’daki okullarda bile Kürtçe eğitim verilmiş.

Hasan Öztürk, Osmanlı döneminde Türklerin de Kürtlerin de kimsenin böyle bir meselesi yoktu. Türkler sadece şehit veren bir millet değildir. Osmanlı bunu sorun etmemişti. Ancak daha sonra kurulmuş bir devletin ulusu yoktu ve o ulus ortaya çıksın diye böyle bir yapılanmaya gittiler. Anadolu’daki Müslüman tebanın tümüne Türk denilerek sorun çözülebilirdi ama bu yapılamadı. Bugün bu memlekette olmaktan kıvanç duyan insanların olması gerekir bunun sağlanması için de insanların devletle barışması gerekir.

PİM FACİASI

Biz yaşanan bu süreç içinde geçtiğimiz günlerde bir provakasyon olur insanlar birbirine düşer diye endişe içindeyken bir el bombası patladı ve 4 askerimizi şehit verdik. Taraf gazetesi olayın aslını ortaya çıkardı ve teğmen pimi çekilmiş el bombasını ere veriyor ve er tüm çırpınışlarına rağmen komutanı insafa getiremiyor ve en sonunda çocuk bombayı düşürüyor ve 4 tane şehit. Bunun neresinden tutmak lazım. Bunlardan biri de asker 30 ağustos’ta dev bir gösteri yaptı. Ne kadar düzenli bir ordumuz var diye düşündük. Sivas’ı geçtikten sonra da  böyle bir ordu ile karşılaşıyoruz.  Gurur duymak istediğimiz bir orduda böyle bir görüntü olmamalı.

Ünal Tanık, şehit olan askerlerden birinin babası askerlik şubesine gidiyor. Askerlik şubesi “Sen o gazetede yazılanlara mı inanıyorsun” diye cevap veriyor. Bu olay açığa çıktığı andan itibaren tutuklandığı açıklanıyor. Bu konu gazetede medyada yer almasaydı kaza denilerek üstü kapatılıp gidecekti. Meclis  açıldığında mayın patlaması sonucu şehit olan 8 asker konusu gündemine gelecek , 30 Ağustos törenlerinde bir vurgu var Güçlü Ordu Güçlü Devlet, gelişmiş ülkelerin hiçbirinde böyle birşey yok. Bu gösteriyi Çin, Rusya Kuzey Kore yapıyor. Dünyada güç göstergesinde tek bir göstgerge vardır Ekonomi, Almanya, Japonya’nın ordusu yok ama geldikleri yer ortada. İkinci dünya savaşında İtalya İspanya kaybetmedi ama güçlü ordusu yok. Ben ordumuz güçlü olmasın demiyorum. Ama güçlü ordu vurgusunu kim yapıyor ona bakmak gerekiyor. Türkiye’de asker ancak şehit olunca önemli olduğu ortaya çıkıyor. Askerlik yapanlar kendilerine ne kadar değer verildiğini biliyor. Ordunun insana saygı eksenli mutlaka yeniden yapılanmaya gitmesi gerekiyor.

Hasan Öztürk, denklemi güvenlik üzerine kurduğumuzda ABD’nin dünyanın en büyük savunma sanayi gücünü bünyesinde bulundurduğunu söyledi. bu-sozleri-turkes-degil-de-erdogan-soyleseydi-video

  ünal tanık hasan öztürk

This entry was posted in gazete oku and tagged , . Bookmark the permalink.

One Response to Bu sözleri Türkeş değil de Erdoğan söyleseydi! VİDEO

  1. AdamLar Ne YapmIŞ :s:s

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s